bilim kurgu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bilim kurgu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Doktor Moreau'nun Adası / H.G. Wells

h.g. wells
 Doktor Moreau'nun Adası bir H.G. Wells kitabı. Gerilim ve korkunun üst seviyede olmasını beklediğim bir kitaptı. Sunuş yazısını kitabı okumadan önce okudum ve bir çok detay verildiğini gördüğüm de önce içimden "keşke bu sunuş yazısını okumasaydım", ve hatta "bu sunuş yazısını buraya niye koymuşlar ki" diye geçirmiştim. Fakat kitabı okurken gerilimi ve korku öğelerini hissetmemi azaltmadığını, aksine kitabı daha detaylı okumama yardımcı olduğunu farkettim. 

Kitap konusu ise, denizde bir kaza sonrası mahsur kalan Prendick'in çaresizlik içindeyken Doktor Moreau'nun sadık yardımcısı Montgomery tarafından kurtarılması ve onu Doktor Moreau'nun adasına götürmesi ile adada yaşanan olayların anlatılması çerçevesinde geçiyor.

Okyanusun ortasında ölümle burun burunayken kurtulduğu için çok sevinen Prendick, uyarılara rağmen ne kadar kötü olabilir ki veya neden bu uyarılar diye düşünmeye vakit bulamadan kendini adada garip yaratıkların arasında bulur, önce onların yaratık olduğunu düşünemez sadece farklı insanlar olarak algılar. Daha sonraları yaşanan olayların da etkisiyle bir gariplik olduğunu anlar ve incelemeye araştırmaya başladıkça adada yaşanan olayları öğrenir ve durumlar karmaşıklaşır. Adanın sakinleri olan Doktor Moreau, Montgomery ve Prendick dışında ki yaratıkları (yarı insan-yarı hayvan) görür tanışır konuşur kanunlarını öğrenir ve en vahşi yanlarını yaşar. 

**Spoiler**
Yaptığı çalışmalarla toplumdan dışlanan bir bilim adamı olan Doktor Moreau'nun hayvanları bayıltmadan canlı ameliyatlarla insanlaştırmaya çalışıp kendisini onların tanrısı olarak tanıtıp kurallar koyarak adada kendi dünyasını yaratmaya çalışması, ve kuralların yıkılmaması için bunları kanun olarak benimsetmeye çalışması, yaratıklar arasında ki bir kaç yaratığın içgüdüsel avlanma isteğine karşı koyamayıp kanunları çiğnemesi sonrasında kanunun belirttiği cezaların olmadığını görmesiyle kanuna uymama yönünde başlayan olayları durdurma çabasına girişen Doktor Moreau ve Montgomery'nin sonu da gene vahşice olur. Prendick ise olaylardan kurtulduğu gibi daha sonrasında bu ıssız ve vahşi adadan kurtulur.

Mülksüzler - Ursula K. Le Guin

ursula k. le guin
Bir bilim kurgu romanı olarak yayınlandığı yıl (1975) iki büyük bilim kurgu ödülünü (Hugo ve Nebula ödülleri) birden alabilmiş önemli bir eserdir.

Yazar bu kitapta bilim kurgu olmasının yanında çok keskin bir şekilde totaliter rejimlerin kötülüğünden bahsediyor, bundan bahsederken de siyasi düşünceye bakmıyor, ister kapitalist olsun, ister sosyalist olsun her iki sisteminde totaliter olmuş yapılarının insanlara yaptığı zulmü anlatmış kitabında. Tabi bunları madde madde sıralayarak siyasi bir eleştiri kitabına da dönüştürmemiş. 

Kitap iki dünyalı bir sistemi anlatıyor, iki dünya da iki farklı yönetim biçimi uygulanıyor. Bu iki dünya savaşmadan kendi dünyalarında kendi sistemlerini sürdürürken, bir bilim insanının kendi ülkesinde ki zorlukları sıkıntıları görmesi, bilim adına yapacağı gelişmelerin bürokratik sistem engelleri ile diğer dünyaya gitmesi ve orada da yönetimin insanları nasıl ve nelerle kısıtladığı, zorladığını, yönlendirdiğini, ve her konuyu bazılarını yalanlarla, bazılarını siyasi ve diplomatik oyunlarla kendi çıkarına çevirebilen bir yapıyla karşılaşmış, ve kendi dünyası ile bu diğer dünya arasında ki farklılıkları en derin şekilde yaşayarak deneyimlemiş olmanın verdiği tecrübe ile değerlendirip kendi dünyasına ve diğer dünyada ulaşabildiklerine anlatmaya çalışmış. 

Her iki dünya da birbirinden o kadar iletişimsiz kalmış ve yönetimler birbirlerine karşı halkını öyle çok doldurmuşlar ki, halklar hem birbirlerini merak eder hem de birbirinden korkar bir vaziyette yaşamaktadırlar. Her iki dünya da diğer dünyada yaşamayı isteyip ama gitmesine izin verilmeyenler olduğu gibi, kendi dünyasının kurallarını ve yönetim biçimini tam anlamıyla içselleştirip sonuna kadar sahiplenip savunanlar da epey olduğunu aktarıyor. Yönetim sistemleri ne olursa olsun her iki yönetimin de katılaşıp totaliterleştiğinde, insan ve insani çözümler odaklı bir sistem olmaktan çıkıp, salt kuralların dayatılarak insan mutluluğunu ve yaşam refanının göz ardı edilen sistemlere dönüşebildiğini anlatıyor.

İki farklı sistem, iki farklı dünya, bir bilim adamının her ikisinde de yaşadığı zamanlar, yaşamayı hayal ettikleri, ve gerçekte yaşadıkları ile, hem eğlenceli hem de insana dünya üzerinde ki yönetim biçimlerinin insanlara hangi zamanlarda nasıl olumsuzluklar yaratabileceğinin görülebileceği çok güzel bir kitap. İyi okumalar dilerim.

______________________________________________________________________________________